1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 22.07.2024 - 17:00
gönderen Palermo
Herkese merhaba,

Eğer başarabilirsem o değerli vakitlerinizi çok fazla almadan kısaca kendi hikayemi özetlemek istiyorum.

Sabırla okurmanız dileğiyle.

Şu an 39 yaşındayım.

Tam 10 yıl önceydi.
2014 Ağustos ayıydı.
Çok güzel giden evliliğimin 1.yılıydı.
Yaşadığım (maalesef) bir ters ilişki sonrası penis ucunda yanma ve akıntı şikayetiyle doktora gittim. Üretrit tanısıyla çeşitli antibiyotikler verildi. Kullandım geçmedi. Yine aynı doktora gittim bir daha antibiyotik verdi, yine geçmedi. Meğer o günler; hayatımı alt üst edecek, beni yerden yere vuracak, doğduğuma pişman edecek sürecin henüz daha başlangıcıymış. Bunu sonradan anladım..

Herkes gibi şikayetim geçmeyince hemen başka bir doktora gittim. O da benzer bir tedaviyle beni eve gönderdi. Sonra başka bir doktor başka bir hastane başka bir doktor başka bir hastane derken kendimi senelerce sürecek olan onlarca tahlil, PCR testleri, onlarca medikal tedavi, onlarca koca karı ilaçları, bir sürü radyolojik görüntülemelerle sosyal hayatı bitik ağır bir depresyon içinde geçmeyen şikayetlerimle boğuşurken buldum.. Emin olun bu sitede konuşulan yazılan çizilen her türlü tedaviyi defalarca uyguladım ancak hiçbirşeyden fayda görmedim. Şikayetletimin en belirgin olanı penis ucunda sürekli yanma, sürekli kasıkta ve makata vuran ağrı, bazen idrarda yanma bazen boşalırken yanma..

Kendimi internetin bazı kirli bilgi sayfalarında, forumlarda, yurt içi yurt dışı yayınlarda, benzer şeyler yaşayan insanlardan duyabileceğimi umut ettiğim bir şifa cümlesi ararken buluyordum. Sonuç hep hüsran. Yanlış anlaşılmasın ama gittiğim doktorlar Türkiye'nin en ünlü doktorlarıydı. En az 20 ayrı doktora gitmişimdir. Ürologlar dışında belki bi umut ordan bişey yakalarım diye düşünüp dermatologlara dahiliye uzmanlarına da gidiyordum. Bazı doktorlar prostatit bu diyip antibiyotik yazıyordu, bazısı yok bu üretrit diyip antibiyotik yazıyordu bazısı da somatik bozukluk ve depresyon hali bu diyip antidepresan reçete ediyordu. Ne olursa olsun şikayetlerim asla geçmiyor, bir arpa boyu yol alamıyordum. İş hayatım özel hayatım mahvolmuş kendimi dipsiz bir kuyuda hissediyordum. o kadar çaresizdim ki belki bazılarınıza garip gelecek ama hocaya bile gittim kendimi okuttum üflettim.

Doktorlar bişeyin yok takma kafana, üstünde durma, başka şeyler düşün, spor yap, ordan kafanı uzaklaştır, hayatına devam et dedikçe daha çok gerginleşiyordum çünkü artık denemediğim hiçbir tedavi kalmamıştı. Aylarca antidepresan kullandım. Nafile. Çok acı çektim çok üzüldüm ömrümün en güzel yıllarını her gün üzülerek bazen ağlayarak geçiriyordum.
Bir taraftan da çocuk sahibi olmaya çalışıyorduk maalesef çocuğumuz da olmuyordu. Ben doğal olarak çocuk sahibi olamayışımızı bu bendeki sebebi netleşmeyen ve tedavi edilemeyen şikayetlere bağlıyordum ve üstüne bir de çocuk sahibi olamayacağım fikri beni ölmekten beter ediyordu. Bir de tüp bebek sürecine girmiştik artık. Meğer eşimin ufak bir rahatsızlığı varmış ve doğal yoldan değil ama tüp bebek tedavisiyle çok şükür bir çocuğumuz oldu. Çocuğumuz doğduğunda şikayetlerim başlayalı 4 yıl olmuştu hala da devam ediyordu. İster istemez artık bu şikayetlerle yaşamaya alışmıştım. Ölene kadar geçmeyeceğini kabul etmiştim. Resmen sindirmiştim artık. Pes etmiş, kabullenmiştim. Derken doğal yollarla dünyaya gelen 2. çocuğumuz da oldu. 2. çocuktan sonra daha da az düşünür oldum bedenimdeki bu şikayetleri. Dedim ya tamamen kabul ettim artık benim için nefes alıp vermek kadar doğaldı o şikayetleri bünyemde hissetmek. Korkudan baharat, acı ekşi, yiyemediğim o günleri de bırakmıştım artık. Dilediğimi dilediğim gibi yiyip içiyordum acıysa acı baharatsa baharat alkolse alkol... Artık ne doktora gidiyordum ne yediğime içtiğime dikkat ediyordum ne antibiyotik ne o ne bu.. Hastalıkla alakalı artık hiçbir şeye dikkat etmiyordum. Kasmadan, acaba böyle boşalırsam şöyle olur mu her gün boşalırsam iyi gelir mi, fazla boşalırsam zararı olur mu diye düşünmeden cinsel hayatımda da hiçbir değişiklik yapmadan çok istekli ve sık birliktelik yaşıyordum. Yeri geliyor masturbasyon da yapıyordum.
Hiçbir tanı ve tedavi olmadan, iğne ilaç olmadan hayatıma devam ederken 2021 yılında şikayetlerimin zaman zaman azaldığını farkettim hatta 3-4 hafta hiç şikayetim olmuyordu sonra yeniden başlıyordu. Ama dediğim gibi şikayetimin olması ya da olmaması artık bünyemde gram fark yaratmıyordu. Gelen ağrıyı acıyı nasıl olsa bir süre sonra kendiliğinden geçecek sonra tekrar geri gelecek sonra tekrar geçecek diyerek karşılıyordum. Nitekim de öyle oluyordu. Artık hayatımın başrolünde bu ağrılar doktorlar tahliller aktarlardan alınan bitkisel karşımlar yoktu. Bazen aklıma bile gelmiyordu. Sonra ağrı acı olmayan süreçler uzamaya başladı 3-4 ay hiç şikayetim olmuyordu tamam diyordum geçti artık. Hooop yine az da olsa şikayetler geri geliyordu ama amiyane tabiriyle hiç s.kime bile takmıyordum.

Şikayetlerim; 2022 yılında daha da azaldı 2023 tamamen bitmiş gibiydi 2024 yılı oldu hiçbir şikayetim yok. 10 senenin sonunda tamamen şikayetlerim sıfırlandı. Hiçbirşey yapmadan, hiçbir tedavi uygulamadan sadece bu ağrıları kabullenerek ve yapılması gereken herşeyi yaptığıma artık yapılacak hiçbir şeyin olmadığına kendimi inandırarak. İnternetin kirli sayfalarında şifa bulmak için saatlerimi harcamayı bırakarak. Doktor doktor gezmeyi bırakarak. Aynı tahlilleri yaptırıp farklı sonuçlar beklemeyi bırakarak. Elimdekilerin kıymetini bilerek. Allah'tan geleni kabul ederek. Sabrederek. Unutarak. Bekleyerek..
Eğer sıkılmadan buralara kadar okuduysanız ve durumunuz benim durumuma benziyorsa ne düşündüğünüzü neler hissettiğinizi çok iyi biliyorum. Demesi kolay diyorsunuz, çeken bilir diyorsunuz, ne yapsam olmuyor diyorsunuz, ben hiç iyileşemeyeceğim diyorsunuz. Ben de böyle düşünürdüm olumlu bir yazı okuduğumda hiçbir zaman bu illetten kurtulamam sanırdım.

Lütfen güvendiğiniz ve inandığınız hekimiler tarafından size verilen kapsamlı tedavileri harfiyen yerine getirin ve sonrasında ne olursunuz bırakın bu illetin yakasını. Siz iyileşmeye çalıştıkça derman bulmaya çalıştıkça sizi içine çeken kör bir kuyu gibi bu hastalık.

Bu hayatta ölüm hariç herşeyin çaresi var inanın. Hayat, bu illet hastalığı odak merkezi yapıp yaşadığımız her anın mahvolmasına izin vermeyecek kadar kısa.

Sevgi ve sağlıkla kalın.

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 22.07.2024 - 18:09
gönderen kadir
Palermo kardeşim sende zaten hiç bir bakteri ve lokosit tespit edilmemiş...oyüzden prostatit semptomlarıda tam olarak yaşamamişsın ufak bir üretral enfeksiyon yaşamışsın ve immun sistem zaman zaman bu durumu eradikasyona ugratmiş iyi olmuşsun. Şifan daim olsun kardeşim. Yinede sen nüks olmaması adına kendine dikkat et.

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 22.07.2024 - 20:31
gönderen charmanderer
geçmiş olsun aynı şeyi bende yaşıyorum şu an müsaitseniz özelden mesaj atabilir miyim?

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 22.07.2024 - 21:29
gönderen Fatih34
Palermo yazdı: 22.07.2024 - 17:00 Herkese merhaba,

Eğer başarabilirsem o değerli vakitlerinizi çok fazla almadan kısaca kendi hikayemi özetlemek istiyorum.

Sabırla okurmanız dileğiyle.

Şu an 39 yaşındayım.

Tam 10 yıl önceydi.
2014 Ağustos ayıydı.
Çok güzel giden evliliğimin 1.yılıydı.
Yaşadığım (maalesef) bir ters ilişki sonrası penis ucunda yanma ve akıntı şikayetiyle doktora gittim. Üretrit tanısıyla çeşitli antibiyotikler verildi. Kullandım geçmedi. Yine aynı doktora gittim bir daha antibiyotik verdi, yine geçmedi. Meğer o günler; hayatımı alt üst edecek, beni yerden yere vuracak, doğduğuma pişman edecek sürecin henüz daha başlangıcıymış. Bunu sonradan anladım..

Herkes gibi şikayetim geçmeyince hemen başka bir doktora gittim. O da benzer bir tedaviyle beni eve gönderdi. Sonra başka bir doktor başka bir hastane başka bir doktor başka bir hastane derken kendimi senelerce sürecek olan onlarca tahlil, PCR testleri, onlarca medikal tedavi, onlarca koca karı ilaçları, bir sürü radyolojik görüntülemelerle sosyal hayatı bitik ağır bir depresyon içinde geçmeyen şikayetlerimle boğuşurken buldum.. Emin olun bu sitede konuşulan yazılan çizilen her türlü tedaviyi defalarca uyguladım ancak hiçbirşeyden fayda görmedim. Şikayetletimin en belirgin olanı penis ucunda sürekli yanma, sürekli kasıkta ve makata vuran ağrı, bazen idrarda yanma bazen boşalırken yanma..

Kendimi internetin bazı kirli bilgi sayfalarında, forumlarda, yurt içi yurt dışı yayınlarda, benzer şeyler yaşayan insanlardan duyabileceğimi umut ettiğim bir şifa cümlesi ararken buluyordum. Sonuç hep hüsran. Yanlış anlaşılmasın ama gittiğim doktorlar Türkiye'nin en ünlü doktorlarıydı. En az 20 ayrı doktora gitmişimdir. Ürologlar dışında belki bi umut ordan bişey yakalarım diye düşünüp dermatologlara dahiliye uzmanlarına da gidiyordum. Bazı doktorlar prostatit bu diyip antibiyotik yazıyordu, bazısı yok bu üretrit diyip antibiyotik yazıyordu bazısı da somatik bozukluk ve depresyon hali bu diyip antidepresan reçete ediyordu. Ne olursa olsun şikayetlerim asla geçmiyor, bir arpa boyu yol alamıyordum. İş hayatım özel hayatım mahvolmuş kendimi dipsiz bir kuyuda hissediyordum. o kadar çaresizdim ki belki bazılarınıza garip gelecek ama hocaya bile gittim kendimi okuttum üflettim.

Doktorlar bişeyin yok takma kafana, üstünde durma, başka şeyler düşün, spor yap, ordan kafanı uzaklaştır, hayatına devam et dedikçe daha çok gerginleşiyordum çünkü artık denemediğim hiçbir tedavi kalmamıştı. Aylarca antidepresan kullandım. Nafile. Çok acı çektim çok üzüldüm ömrümün en güzel yıllarını her gün üzülerek bazen ağlayarak geçiriyordum.
Bir taraftan da çocuk sahibi olmaya çalışıyorduk maalesef çocuğumuz da olmuyordu. Ben doğal olarak çocuk sahibi olamayışımızı bu bendeki sebebi netleşmeyen ve tedavi edilemeyen şikayetlere bağlıyordum ve üstüne bir de çocuk sahibi olamayacağım fikri beni ölmekten beter ediyordu. Bir de tüp bebek sürecine girmiştik artık. Meğer eşimin ufak bir rahatsızlığı varmış ve doğal yoldan değil ama tüp bebek tedavisiyle çok şükür bir çocuğumuz oldu. Çocuğumuz doğduğunda şikayetlerim başlayalı 4 yıl olmuştu hala da devam ediyordu. İster istemez artık bu şikayetlerle yaşamaya alışmıştım. Ölene kadar geçmeyeceğini kabul etmiştim. Resmen sindirmiştim artık. Pes etmiş, kabullenmiştim. Derken doğal yollarla dünyaya gelen 2. çocuğumuz da oldu. 2. çocuktan sonra daha da az düşünür oldum bedenimdeki bu şikayetleri. Dedim ya tamamen kabul ettim artık benim için nefes alıp vermek kadar doğaldı o şikayetleri bünyemde hissetmek. Korkudan baharat, acı ekşi, yiyemediğim o günleri de bırakmıştım artık. Dilediğimi dilediğim gibi yiyip içiyordum acıysa acı baharatsa baharat alkolse alkol... Artık ne doktora gidiyordum ne yediğime içtiğime dikkat ediyordum ne antibiyotik ne o ne bu.. Hastalıkla alakalı artık hiçbir şeye dikkat etmiyordum. Kasmadan, acaba böyle boşalırsam şöyle olur mu her gün boşalırsam iyi gelir mi, fazla boşalırsam zararı olur mu diye düşünmeden cinsel hayatımda da hiçbir değişiklik yapmadan çok istekli ve sık birliktelik yaşıyordum. Yeri geliyor masturbasyon da yapıyordum.
Hiçbir tanı ve tedavi olmadan, iğne ilaç olmadan hayatıma devam ederken 2021 yılında şikayetlerimin zaman zaman azaldığını farkettim hatta 3-4 hafta hiç şikayetim olmuyordu sonra yeniden başlıyordu. Ama dediğim gibi şikayetimin olması ya da olmaması artık bünyemde gram fark yaratmıyordu. Gelen ağrıyı acıyı nasıl olsa bir süre sonra kendiliğinden geçecek sonra tekrar geri gelecek sonra tekrar geçecek diyerek karşılıyordum. Nitekim de öyle oluyordu. Artık hayatımın başrolünde bu ağrılar doktorlar tahliller aktarlardan alınan bitkisel karşımlar yoktu. Bazen aklıma bile gelmiyordu. Sonra ağrı acı olmayan süreçler uzamaya başladı 3-4 ay hiç şikayetim olmuyordu tamam diyordum geçti artık. Hooop yine az da olsa şikayetler geri geliyordu ama amiyane tabiriyle hiç s.kime bile takmıyordum.

Şikayetlerim; 2022 yılında daha da azaldı 2023 tamamen bitmiş gibiydi 2024 yılı oldu hiçbir şikayetim yok. 10 senenin sonunda tamamen şikayetlerim sıfırlandı. Hiçbirşey yapmadan, hiçbir tedavi uygulamadan sadece bu ağrıları kabullenerek ve yapılması gereken herşeyi yaptığıma artık yapılacak hiçbir şeyin olmadığına kendimi inandırarak. İnternetin kirli sayfalarında şifa bulmak için saatlerimi harcamayı bırakarak. Doktor doktor gezmeyi bırakarak. Aynı tahlilleri yaptırıp farklı sonuçlar beklemeyi bırakarak. Elimdekilerin kıymetini bilerek. Allah'tan geleni kabul ederek. Sabrederek. Unutarak. Bekleyerek..
Eğer sıkılmadan buralara kadar okuduysanız ve durumunuz benim durumuma benziyorsa ne düşündüğünüzü neler hissettiğinizi çok iyi biliyorum. Demesi kolay diyorsunuz, çeken bilir diyorsunuz, ne yapsam olmuyor diyorsunuz, ben hiç iyileşemeyeceğim diyorsunuz. Ben de böyle düşünürdüm olumlu bir yazı okuduğumda hiçbir zaman bu illetten kurtulamam sanırdım.

Lütfen güvendiğiniz ve inandığınız hekimiler tarafından size verilen kapsamlı tedavileri harfiyen yerine getirin ve sonrasında ne olursunuz bırakın bu illetin yakasını. Siz iyileşmeye çalıştıkça derman bulmaya çalıştıkça sizi içine çeken kör bir kuyu gibi bu hastalık.

Bu hayatta ölüm hariç herşeyin çaresi var inanın. Hayat, bu illet hastalığı odak merkezi yapıp yaşadığımız her anın mahvolmasına izin vermeyecek kadar kısa.

Sevgi ve sağlıkla kalın.
Semptomlar tam olarak neydi ?

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 22.07.2024 - 23:07
gönderen Palermo
kadir yazdı: 22.07.2024 - 18:09 Palermo kardeşim sende zaten hiç bir bakteri ve lokosit tespit edilmemiş...oyüzden prostatit semptomlarıda tam olarak yaşamamişsın ufak bir üretral enfeksiyon yaşamışsın ve immun sistem zaman zaman bu durumu eradikasyona ugratmiş iyi olmuşsun. Şifan daim olsun kardeşim. Yinede sen nüks olmaması adına kendine dikkat et.
Kadir bey merhaba.
Bildiğiniz üzere tıpta 4 çeşit prostatit sınıflandırılmış.
1) Akut bakteriyel prostatit
2) Kronik bakteriyel prostatit
3) Bakteriyel olmayan kronik prostatit (kronik pelvik ağrı sendromu)
4) Asemptomatik enflamatuar prostatit.

Benim klinik öyküm de şikayetlerim de bakteriyel olmayan kronik prostatit (kpas) ile bağdaşıyordu. Siz de biliyorsunuz ki KPAS’ta lökosit tespit edilemez. ( ki bazı idrar ve sperm tahlillerimde ara sıra lökosite rastlandığı da olmuştu)
Ancak 6 sene boyunca en az 20 doktorun kapısını çalmış, çare aramış ve tam teşhis konulamamış birine ufak bir üretral enfeksiyon geçirmişsin diye teşhis koymaya çalışmanız pek kabul edebileceğim birşey değil. İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Bu vesileyle sizin nezdinizde herkese ben de şifa diliyorum.

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 23.07.2024 - 00:49
gönderen kadir
Palermo yazdı: 22.07.2024 - 23:07
kadir yazdı: 22.07.2024 - 18:09 Palermo kardeşim sende zaten hiç bir bakteri ve lokosit tespit edilmemiş...oyüzden prostatit semptomlarıda tam olarak yaşamamişsın ufak bir üretral enfeksiyon yaşamışsın ve immun sistem zaman zaman bu durumu eradikasyona ugratmiş iyi olmuşsun. Şifan daim olsun kardeşim. Yinede sen nüks olmaması adına kendine dikkat et.
Kadir bey merhaba.
Bildiğiniz üzere tıpta 4 çeşit prostatit sınıflandırılmış.
1) Akut bakteriyel prostatit
2) Kronik bakteriyel prostatit
3) Bakteriyel olmayan kronik prostatit (kronik pelvik ağrı sendromu)
4) Asemptomatik enflamatuar prostatit.

Benim klinik öyküm de şikayetlerim de bakteriyel olmayan kronik prostatit (kpas) ile bağdaşıyordu. Siz de biliyorsunuz ki KPAS’ta lökosit tespit edilemez. ( ki bazı idrar ve sperm tahlillerimde ara sıra lökosite rastlandığı da olmuştu)
Ancak 6 sene boyunca en az 20 doktorun kapısını çalmış, çare aramış ve tam teşhis konulamamış birine ufak bir üretral enfeksiyon geçirmişsin diye teşhis koymaya çalışmanız pek kabul edebileceğim birşey değil. İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Bu vesileyle sizin nezdinizde herkese ben de şifa diliyorum.
Merhaba Kardeşim, Yaşadığınız ters ilişki sonrası penis ucunda yanma ve akıntı olması bir bulaş hikayesidir.
Yanma ve akıntı olması kesin enfeksiyonel bir durumdur.
Buna atfen bir enfeksiyon yaşadığınızı belirttim kabul etmesenizde bu bir enfeksiyondur.
Teşhisi ben koymuyorum zaten doktorunuzda teşhisi koymuş o zaman. Bir enfeksiyon geçirmissiniz ve sonrasında eradikasyonu sağlanmış bir şekilde. Bakteri bulunup bulunmaması ayrıca tartışılacak bir dizi senaryoyu içerir.

"Yaşadığım (maalesef) bir ters ilişki sonrası penis ucunda yanma ve akıntı şikayetiyle doktora gittim. Üretrit tanısıyla çeşitli antibiyotikler verildi. Kullandım geçmedi. Yine aynı doktora gittim bir daha antibiyotik verdi, yine geçmedi. Meğer o günler; hayatımı alt üst edecek, beni yerden yere vuracak, doğduğuma pişman edecek sürecin henüz daha başlangıcıymış. Bunu sonradan anladım.."


Buradaki sizin açıklamanız üzerine enfeksiyon geçirdiğinizi yazdım kardeşim, zikretiginiz gibi teşhis koymaya çalışmadım.Sadece size destek olma adına yardımcı olmaya çalıştım.
Geçmiş olsun

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 23.07.2024 - 01:32
gönderen tenistopu
Arkadaşım, sene olmuş 2024. Yeni bir implant sayesinde nakledilmiş organların sağlığı gerçek zamanlı takip edilebiliyor. Dünyanın ilk dijital regl hastanesi açıldı. Uçan hastane havalandı, video oyun teknolojisi bir kişinin yeniden konuşabilmesini sağladı, giyilebilir teknolojiler sağlığımızı takip ediyor. Enfeksiyona bağlı bir üretrit için 10 sene çile çekmek ne demek? Biliyorum, bunları iyi niyetle moral vermek için yazıyorsun ama dostum, 10 sene...

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 23.07.2024 - 01:41
gönderen yenicezseni
Palermo yazdı: 22.07.2024 - 17:00 Herkese merhaba,

Eğer başarabilirsem o değerli vakitlerinizi çok fazla almadan kısaca kendi hikayemi özetlemek istiyorum.

Sabırla okurmanız dileğiyle.

Şu an 39 yaşındayım.

Tam 10 yıl önceydi.
2014 Ağustos ayıydı.
Çok güzel giden evliliğimin 1.yılıydı.
Yaşadığım (maalesef) bir ters ilişki sonrası penis ucunda yanma ve akıntı şikayetiyle doktora gittim. Üretrit tanısıyla çeşitli antibiyotikler verildi. Kullandım geçmedi. Yine aynı doktora gittim bir daha antibiyotik verdi, yine geçmedi. Meğer o günler; hayatımı alt üst edecek, beni yerden yere vuracak, doğduğuma pişman edecek sürecin henüz daha başlangıcıymış. Bunu sonradan anladım..

Herkes gibi şikayetim geçmeyince hemen başka bir doktora gittim. O da benzer bir tedaviyle beni eve gönderdi. Sonra başka bir doktor başka bir hastane başka bir doktor başka bir hastane derken kendimi senelerce sürecek olan onlarca tahlil, PCR testleri, onlarca medikal tedavi, onlarca koca karı ilaçları, bir sürü radyolojik görüntülemelerle sosyal hayatı bitik ağır bir depresyon içinde geçmeyen şikayetlerimle boğuşurken buldum.. Emin olun bu sitede konuşulan yazılan çizilen her türlü tedaviyi defalarca uyguladım ancak hiçbirşeyden fayda görmedim. Şikayetletimin en belirgin olanı penis ucunda sürekli yanma, sürekli kasıkta ve makata vuran ağrı, bazen idrarda yanma bazen boşalırken yanma..

Kendimi internetin bazı kirli bilgi sayfalarında, forumlarda, yurt içi yurt dışı yayınlarda, benzer şeyler yaşayan insanlardan duyabileceğimi umut ettiğim bir şifa cümlesi ararken buluyordum. Sonuç hep hüsran. Yanlış anlaşılmasın ama gittiğim doktorlar Türkiye'nin en ünlü doktorlarıydı. En az 20 ayrı doktora gitmişimdir. Ürologlar dışında belki bi umut ordan bişey yakalarım diye düşünüp dermatologlara dahiliye uzmanlarına da gidiyordum. Bazı doktorlar prostatit bu diyip antibiyotik yazıyordu, bazısı yok bu üretrit diyip antibiyotik yazıyordu bazısı da somatik bozukluk ve depresyon hali bu diyip antidepresan reçete ediyordu. Ne olursa olsun şikayetlerim asla geçmiyor, bir arpa boyu yol alamıyordum. İş hayatım özel hayatım mahvolmuş kendimi dipsiz bir kuyuda hissediyordum. o kadar çaresizdim ki belki bazılarınıza garip gelecek ama hocaya bile gittim kendimi okuttum üflettim.

Doktorlar bişeyin yok takma kafana, üstünde durma, başka şeyler düşün, spor yap, ordan kafanı uzaklaştır, hayatına devam et dedikçe daha çok gerginleşiyordum çünkü artık denemediğim hiçbir tedavi kalmamıştı. Aylarca antidepresan kullandım. Nafile. Çok acı çektim çok üzüldüm ömrümün en güzel yıllarını her gün üzülerek bazen ağlayarak geçiriyordum.
Bir taraftan da çocuk sahibi olmaya çalışıyorduk maalesef çocuğumuz da olmuyordu. Ben doğal olarak çocuk sahibi olamayışımızı bu bendeki sebebi netleşmeyen ve tedavi edilemeyen şikayetlere bağlıyordum ve üstüne bir de çocuk sahibi olamayacağım fikri beni ölmekten beter ediyordu. Bir de tüp bebek sürecine girmiştik artık. Meğer eşimin ufak bir rahatsızlığı varmış ve doğal yoldan değil ama tüp bebek tedavisiyle çok şükür bir çocuğumuz oldu. Çocuğumuz doğduğunda şikayetlerim başlayalı 4 yıl olmuştu hala da devam ediyordu. İster istemez artık bu şikayetlerle yaşamaya alışmıştım. Ölene kadar geçmeyeceğini kabul etmiştim. Resmen sindirmiştim artık. Pes etmiş, kabullenmiştim. Derken doğal yollarla dünyaya gelen 2. çocuğumuz da oldu. 2. çocuktan sonra daha da az düşünür oldum bedenimdeki bu şikayetleri. Dedim ya tamamen kabul ettim artık benim için nefes alıp vermek kadar doğaldı o şikayetleri bünyemde hissetmek. Korkudan baharat, acı ekşi, yiyemediğim o günleri de bırakmıştım artık. Dilediğimi dilediğim gibi yiyip içiyordum acıysa acı baharatsa baharat alkolse alkol... Artık ne doktora gidiyordum ne yediğime içtiğime dikkat ediyordum ne antibiyotik ne o ne bu.. Hastalıkla alakalı artık hiçbir şeye dikkat etmiyordum. Kasmadan, acaba böyle boşalırsam şöyle olur mu her gün boşalırsam iyi gelir mi, fazla boşalırsam zararı olur mu diye düşünmeden cinsel hayatımda da hiçbir değişiklik yapmadan çok istekli ve sık birliktelik yaşıyordum. Yeri geliyor masturbasyon da yapıyordum.
Hiçbir tanı ve tedavi olmadan, iğne ilaç olmadan hayatıma devam ederken 2021 yılında şikayetlerimin zaman zaman azaldığını farkettim hatta 3-4 hafta hiç şikayetim olmuyordu sonra yeniden başlıyordu. Ama dediğim gibi şikayetimin olması ya da olmaması artık bünyemde gram fark yaratmıyordu. Gelen ağrıyı acıyı nasıl olsa bir süre sonra kendiliğinden geçecek sonra tekrar geri gelecek sonra tekrar geçecek diyerek karşılıyordum. Nitekim de öyle oluyordu. Artık hayatımın başrolünde bu ağrılar doktorlar tahliller aktarlardan alınan bitkisel karşımlar yoktu. Bazen aklıma bile gelmiyordu. Sonra ağrı acı olmayan süreçler uzamaya başladı 3-4 ay hiç şikayetim olmuyordu tamam diyordum geçti artık. Hooop yine az da olsa şikayetler geri geliyordu ama amiyane tabiriyle hiç s.kime bile takmıyordum.

Şikayetlerim; 2022 yılında daha da azaldı 2023 tamamen bitmiş gibiydi 2024 yılı oldu hiçbir şikayetim yok. 10 senenin sonunda tamamen şikayetlerim sıfırlandı. Hiçbirşey yapmadan, hiçbir tedavi uygulamadan sadece bu ağrıları kabullenerek ve yapılması gereken herşeyi yaptığıma artık yapılacak hiçbir şeyin olmadığına kendimi inandırarak. İnternetin kirli sayfalarında şifa bulmak için saatlerimi harcamayı bırakarak. Doktor doktor gezmeyi bırakarak. Aynı tahlilleri yaptırıp farklı sonuçlar beklemeyi bırakarak. Elimdekilerin kıymetini bilerek. Allah'tan geleni kabul ederek. Sabrederek. Unutarak. Bekleyerek..
Eğer sıkılmadan buralara kadar okuduysanız ve durumunuz benim durumuma benziyorsa ne düşündüğünüzü neler hissettiğinizi çok iyi biliyorum. Demesi kolay diyorsunuz, çeken bilir diyorsunuz, ne yapsam olmuyor diyorsunuz, ben hiç iyileşemeyeceğim diyorsunuz. Ben de böyle düşünürdüm olumlu bir yazı okuduğumda hiçbir zaman bu illetten kurtulamam sanırdım.

Lütfen güvendiğiniz ve inandığınız hekimiler tarafından size verilen kapsamlı tedavileri harfiyen yerine getirin ve sonrasında ne olursunuz bırakın bu illetin yakasını. Siz iyileşmeye çalıştıkça derman bulmaya çalıştıkça sizi içine çeken kör bir kuyu gibi bu hastalık.

Bu hayatta ölüm hariç herşeyin çaresi var inanın. Hayat, bu illet hastalığı odak merkezi yapıp yaşadığımız her anın mahvolmasına izin vermeyecek kadar kısa.

Sevgi ve sağlıkla kalın.
Kurtulmuş olmanıza çok sevindim.Size ve ailenize sağlıklı mutlu bir hayat diliyorum.

Re: Hepinizi o kadar iyi anlıyorum ki

Gönderilme zamanı: 23.07.2024 - 12:36
gönderen Geçermiya
10 sene zarfında meni de değişiklik var mıydı ? Az mı geliyordu kıvamı vs ?