4 Aydır Geçmeyen Testis Ağrısı ve Prostatit
Gönderilme zamanı: 10.08.2025 - 13:37
Öncelikle 4 aydır prostatit ve onun harici o kadar çok hastalık yaşadım ki hikayemi anlatırken zamanları oturtmakta çok zorlanıyorum o nedenle biraz karışık ve tarihlerde ufak yanlışlıklar olabilir lütfen kusura bakmayın. Prostatitle konunun ilgisi yazının sonlarına doğru ortaya çıkıyor geç tespit edildiği için. Okuyup yardımcı olursanız çok sevinirim. Psikolojik olarak ayakta kalmaya çalışıyorum ama hiç kolay değil.
İlk olarak 20 yaşındayım. 19 Nisanda şüpheli cinsel ilişkiden hemen 2 gün sonra testisimdeki şişlik ve ağrı sebebiyle doktora gittim. Akıntım hiç olmadı. Yapılan muayene, kan-idrar tahlili ve ultrason sonucu epididimit orşit denilerek doktor tarafından cipro ve aksef verildi. İlaçları kullanıp bitirdiğimde ağrım %90 oranında geçmiş çok çok az bir şey kalmıştı. Bu nedenle doktora tekrar gidip kontrol istediğimde tekrar ultrason yapıldı ve geçti denildi. Bu sırada konuyla alakalı olduğunu düşünmesem de belirtmekte fayda var diye söylüyorum mide sorunlarım başladı. Gastroenteroloji doktoru endoskopi ve kolonoskopi sonrası midemde gastrit ve ülser olduğunu söyledi. Yapılan biyopsi sonucu temiz geldi, ülser için ilaç kullanmaya başladım.
Bu mide sorunlarımla uğraşırken ağrılarım tekrar başladı. 22 Mayıs günü testis ağrısının geçmemesi sebebiyle tekrar doktora gittim. Elle yaptığı muayene sonucu bir şeyin yok geçmiş deyip yolladı. Arada artan arada azalan hafif ağrılarla beraber haziranın ortasını getirdim. Daha fazla dayanamayınca tekrar başka bir doktora gittim ve bana sorunumun psikolojik olduğunu 1 ay önce ultrason yaptırdığım için kendisinin yaptırmayacağını ve kafama çok takmamam gerektiğini söyleyerek beni yolladı. Gerçekten bir insandan ne kadar nefret edebilirsem o doktordan o kadar nefret etmiştim o an. 1 gün sonra farklı doktora gittim o da aynı şeyleri tekrarladığında şok oldum. Ağrım olduğuna kimseyi inandıramıyordum. Bu sırada boğazımda beyaz tonsilitler ve gözümde yanma başladı. Hemen 2 farklı enfeksiyon doktoruna gittim CYBH den şüphelendiğim için. İkisi de ne hpv ne başka bir şey yok diyerek adenovirüs tanısı koydular ve ilaç verdiler. Aynı şekilde göz doktorum da damla verdi.
19 Haziran günü artık ağrıya gerçekten dayanamadığım için devlet hastanesinde ürolojiye gittim ve ultrason çekilmek için doktoru ikna etmeyi başardım. Bu seferde şansıma ultrason çeken doktor tatile gitmişti 3 hafta sonraya yazabiliriz dediler. Ağrıya dayanamayacağımdan özel bir hastaneye gittim. Doktor hemen ultrason kan ve idrar testi istedi. Kan ve idrar testim normal gelirken ultrasonda epididimit çıkmıştı yine. Baya ilerlediğini söyledi doktorum ve bana 5 adet Genta ve 1 kutu Tetradox reçete etti. 10 gün boyunca bunları kullandım. Başta büyük oranda rahatlamış ağrım geçer gibi olmuştu ama 8. günde tekrar başladı. Tekrar doktoruma gittim ağrılarımın devam ettiğini söylediğimde ultrason istedi tekrar. Ultrasonda epididimitin devam ettiği gözüküyordu. Hem boğazımda hem de gözümde olan şeyler nedeniyle bana iyi bir enfeksiyon doktoruna görünmemi söyledi.
30 Haziranda bilinen iyi bir enfeksiyon doktoruna gittim, hikayemi anlattım. Yine bir ton test ve sonunda Amikozit ve Cipro verdi. Bitince kontrole gel dedi. İlaçlar bitti ve her zamanki ağrım tam geçmediği için tekrar gittim. Üroloji doktoruyla beraber ultrason + mr + tomografiye girdim. Bir şey çıkmayınca ağrın yok senin diyip göndermek durumunda kaldılar. Ben de artık sorunu kendimde aramaya başladım. Konuştuğum herkes psikolojiktir kafana takma diyordu.
13 Temmuzda ağrım artık dayanılamayacak ve gece uyutmayacak seviyeye çıktı. Hafta sonu olduğu için Karadeniz Tıp Fakültesinin aciline gittim. Elle muayene sonrası tekrar bir şeyin yok deyip ağrı kesici yaptılar sadece. Gittim eve birkaç saat sonra ağrıdan duramayacak hale gelmiştim. Tekrar hastaneye gittim. ultrason sadece tıp fakültesi acilinde olduğundan araya tanıdık bir doktor sokarak yaptırmayı başardım. Kan tahlilinde de CRP bu süreç boyunca ilk defa yüksek (68.5) gelmişti. Ultrasonda ise epididimit denildi. Bana saçma piyasada üretimden kalkmış ilaç reçete edip yolladılar. Ertesi gün polikliniğe muayene gittim ve durumu anlattım. 1 adet iğne verip 3 gün sonra tekrar gel CRP’ni kontrol edelim dedi.
15 Temmuz günü ağrım şiddetlenince o günün resmi tatil olması sebebiyle özel hastanede başka enfeksiyon doktoruna Gürbüz Yuluğ’a gittim. Adını verme sebebim birini belki bu hatayı yapmaktan alıkoyarım diye. Doktor hem boğazımda sürekli tekrarlayan tonsilit, göz yanması ve tekrarlayan epididimit sebebiyle seni yatıralım burada diğer doktorlarımızla araştırır sorunun kaynağını buluruz dedi. Bunu dediği zaman rahatladım ve galiba bu sefer iyileşeceğim deyip kabul ettim. 5 gün beni hastanede yatırdı damardan ve hap şeklinde bir sürü ilaç verdi. Gözüme çarpan serumlar cipronatin ve aksef olanlardı. 4. günün sonunda boğazım hala tam anlamıyla geçmemiş, gözlerimdeki yanma damlalara rağmen hafiften devam ediyor; en önemlisiyse testisimdeki ağrı ve idrar yolumdaki tam tarif edemediğim 1 gün olup 3 4 gün olmayan kaşıntı ya da rahatsızlık geçmemişti. Bunu dediğimde üroloji doktoruyla görüştürdü beni. Doktor muayne sonucu ağrın yok dedi. Gürbüz denecek adam bana gelip psikoloji doktoruyla görüşme ayarladığını söyledi. İstemediğimi psikolojik olmadığını ısrarla anlatmaya çalıştım. Sonrasında kabul etmeyince tranko-buskas yolladı hemşirelerle. Sorunun hala kafamda olduğunu düşünüyordu. İçmeyeceğimi belirttim. 5. Günün sabahı artık CRP’min düzeldiğini ve bu akşam son kez ilaç alıp taburcu edileceğimi söyledi. Ben ağrımın devam ettiğini söyleyince tamam o zaman ultrason yaptır görelim gibi bir havaya girdiler. Yaptırdığımda ultrason raporunda epididimitin devam ettiğini görünce bana bir kutu cipro yazıp normalde akşam ilaçları aldıktan sonra taburcu edecekken aniden hastaneden çıkardılar. Buradan gören varsa şansını Trabzon Medicalpark Karadeniz hastanesinde denememesini öneririm. Bundan sonraki birkaç günü hastanelerde acillerde ağrı kesici vurularak geçirdim.
Temmuzun 20’lerine gelmiştin ve testislerdeki ağrı geçmeyince yine tıp fakültesinin yolunu tuttum üroloji ve enfeksiyon doktorlarına gözüktüm. Gözüktüğüm kişiler anabilim dalı başkanı profesörler falan. Bir şey bulamadılar ve kortizonlu iğne ve ağrı kesici yazıp yolladılar. Bu durumun böyle gitmeyeceğini anlayınca 22 Temmuz günü Ankara’ya giderek bir devlet hastanesinde ürolojiye gittim. Enfeksiyona yönlendirdi. Enfeksiyon bölümü de CYBH testleri, ultrason ve kan testleri yaptırdı. Bir sürü saçma olaylar yaşandı buraları atlıyorum. Ultrasonda epididimit dendi. Diğer testlerin hepsi temizdi. Bir şey diyemediler. Yani buradan da bir sonuç alamadım.
29 Temmuz günü hastaneden sonuç alamayınca internetten Prof. Dr. Berkan Reşorlu’yu buldum. Ona muayene olmaya gittim. Uzunca durumu anlattıktan sonra kendi odasındaki ultrason cihazının başına gittik ve ilk defa gerçetken ilk defa bir doktor prostatıma baktı. Bana da gösterdi ve bak burada iltihap ya da enflamasyon (tam ne dediğini birebir hatırlamıyorum ikisinden biri) var dedi. Şok olmuştum. Aylardır bu ağrıyı çekiyorum ama buraya bakmak onlarca doktorun aklına gelmemişti. Şaka gibiydi ama en azından bir şey bulduk diye sevindim. Doktorla tedavi sürecini konuştuk. Hastanede yaptığım testleri tam olarak kabul etmedi gibi anladım yüz ifadesinden. Bana 3 haftalık bir antibiyotik tedavisi verdi. İstemedim ama böyle başlayalım sonra güncelleriz dedi. 3 kutu Avelox 1 kutu Tetradox 1 kutu da Flagyl verdi. Önce Avelox ve Tetradox kullandım 1 hafta. Tetradox bitince Avelox ve Flagyl ikilisiyle devam ettim. Ağrılar tabii ki geçmedi. Doktora mesaj attım doktor beyin tatile gideceğini 1 hafta olmadığını öğrendim. Şaka gibi bütün şanssızlıklar beni buluyordu.
7 Ağustos günü Trabzon’da başka bir özel hastanede doktora gittim ağrım artınca. Durumu açıkladım. O da ultrasonu odasındaki cihazla yaptı ve prostatta devam eden bir durum olduğunu belirtti. İlaçlarıma ek 1 adet kortizonlu diprospan iğne ve barca sr enflamasyon giderici ve ağrı kesici verdi. İlaçlar bitince konuşalım dedi kısacası. Bütün doktorlara ilaçların etki etmediğini anlatmaya çalıştım ama başaramadım. El mahkum sonraki haftayı beklemeye koyuldum ağrılarımla beraber. Gerçekten uzunca yazdım ama özet haliyle durum bu.
Tanımın doğruluğu, bunun nasıl geçeceği ya da geçecek mi sorularını kendime sorup duruyorum ve işin içinden çıkamıyorum artık. Umudumu yavaş yavaş kaybetmeye başlıyorum. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim?
İlk olarak 20 yaşındayım. 19 Nisanda şüpheli cinsel ilişkiden hemen 2 gün sonra testisimdeki şişlik ve ağrı sebebiyle doktora gittim. Akıntım hiç olmadı. Yapılan muayene, kan-idrar tahlili ve ultrason sonucu epididimit orşit denilerek doktor tarafından cipro ve aksef verildi. İlaçları kullanıp bitirdiğimde ağrım %90 oranında geçmiş çok çok az bir şey kalmıştı. Bu nedenle doktora tekrar gidip kontrol istediğimde tekrar ultrason yapıldı ve geçti denildi. Bu sırada konuyla alakalı olduğunu düşünmesem de belirtmekte fayda var diye söylüyorum mide sorunlarım başladı. Gastroenteroloji doktoru endoskopi ve kolonoskopi sonrası midemde gastrit ve ülser olduğunu söyledi. Yapılan biyopsi sonucu temiz geldi, ülser için ilaç kullanmaya başladım.
Bu mide sorunlarımla uğraşırken ağrılarım tekrar başladı. 22 Mayıs günü testis ağrısının geçmemesi sebebiyle tekrar doktora gittim. Elle yaptığı muayene sonucu bir şeyin yok geçmiş deyip yolladı. Arada artan arada azalan hafif ağrılarla beraber haziranın ortasını getirdim. Daha fazla dayanamayınca tekrar başka bir doktora gittim ve bana sorunumun psikolojik olduğunu 1 ay önce ultrason yaptırdığım için kendisinin yaptırmayacağını ve kafama çok takmamam gerektiğini söyleyerek beni yolladı. Gerçekten bir insandan ne kadar nefret edebilirsem o doktordan o kadar nefret etmiştim o an. 1 gün sonra farklı doktora gittim o da aynı şeyleri tekrarladığında şok oldum. Ağrım olduğuna kimseyi inandıramıyordum. Bu sırada boğazımda beyaz tonsilitler ve gözümde yanma başladı. Hemen 2 farklı enfeksiyon doktoruna gittim CYBH den şüphelendiğim için. İkisi de ne hpv ne başka bir şey yok diyerek adenovirüs tanısı koydular ve ilaç verdiler. Aynı şekilde göz doktorum da damla verdi.
19 Haziran günü artık ağrıya gerçekten dayanamadığım için devlet hastanesinde ürolojiye gittim ve ultrason çekilmek için doktoru ikna etmeyi başardım. Bu seferde şansıma ultrason çeken doktor tatile gitmişti 3 hafta sonraya yazabiliriz dediler. Ağrıya dayanamayacağımdan özel bir hastaneye gittim. Doktor hemen ultrason kan ve idrar testi istedi. Kan ve idrar testim normal gelirken ultrasonda epididimit çıkmıştı yine. Baya ilerlediğini söyledi doktorum ve bana 5 adet Genta ve 1 kutu Tetradox reçete etti. 10 gün boyunca bunları kullandım. Başta büyük oranda rahatlamış ağrım geçer gibi olmuştu ama 8. günde tekrar başladı. Tekrar doktoruma gittim ağrılarımın devam ettiğini söylediğimde ultrason istedi tekrar. Ultrasonda epididimitin devam ettiği gözüküyordu. Hem boğazımda hem de gözümde olan şeyler nedeniyle bana iyi bir enfeksiyon doktoruna görünmemi söyledi.
30 Haziranda bilinen iyi bir enfeksiyon doktoruna gittim, hikayemi anlattım. Yine bir ton test ve sonunda Amikozit ve Cipro verdi. Bitince kontrole gel dedi. İlaçlar bitti ve her zamanki ağrım tam geçmediği için tekrar gittim. Üroloji doktoruyla beraber ultrason + mr + tomografiye girdim. Bir şey çıkmayınca ağrın yok senin diyip göndermek durumunda kaldılar. Ben de artık sorunu kendimde aramaya başladım. Konuştuğum herkes psikolojiktir kafana takma diyordu.
13 Temmuzda ağrım artık dayanılamayacak ve gece uyutmayacak seviyeye çıktı. Hafta sonu olduğu için Karadeniz Tıp Fakültesinin aciline gittim. Elle muayene sonrası tekrar bir şeyin yok deyip ağrı kesici yaptılar sadece. Gittim eve birkaç saat sonra ağrıdan duramayacak hale gelmiştim. Tekrar hastaneye gittim. ultrason sadece tıp fakültesi acilinde olduğundan araya tanıdık bir doktor sokarak yaptırmayı başardım. Kan tahlilinde de CRP bu süreç boyunca ilk defa yüksek (68.5) gelmişti. Ultrasonda ise epididimit denildi. Bana saçma piyasada üretimden kalkmış ilaç reçete edip yolladılar. Ertesi gün polikliniğe muayene gittim ve durumu anlattım. 1 adet iğne verip 3 gün sonra tekrar gel CRP’ni kontrol edelim dedi.
15 Temmuz günü ağrım şiddetlenince o günün resmi tatil olması sebebiyle özel hastanede başka enfeksiyon doktoruna Gürbüz Yuluğ’a gittim. Adını verme sebebim birini belki bu hatayı yapmaktan alıkoyarım diye. Doktor hem boğazımda sürekli tekrarlayan tonsilit, göz yanması ve tekrarlayan epididimit sebebiyle seni yatıralım burada diğer doktorlarımızla araştırır sorunun kaynağını buluruz dedi. Bunu dediği zaman rahatladım ve galiba bu sefer iyileşeceğim deyip kabul ettim. 5 gün beni hastanede yatırdı damardan ve hap şeklinde bir sürü ilaç verdi. Gözüme çarpan serumlar cipronatin ve aksef olanlardı. 4. günün sonunda boğazım hala tam anlamıyla geçmemiş, gözlerimdeki yanma damlalara rağmen hafiften devam ediyor; en önemlisiyse testisimdeki ağrı ve idrar yolumdaki tam tarif edemediğim 1 gün olup 3 4 gün olmayan kaşıntı ya da rahatsızlık geçmemişti. Bunu dediğimde üroloji doktoruyla görüştürdü beni. Doktor muayne sonucu ağrın yok dedi. Gürbüz denecek adam bana gelip psikoloji doktoruyla görüşme ayarladığını söyledi. İstemediğimi psikolojik olmadığını ısrarla anlatmaya çalıştım. Sonrasında kabul etmeyince tranko-buskas yolladı hemşirelerle. Sorunun hala kafamda olduğunu düşünüyordu. İçmeyeceğimi belirttim. 5. Günün sabahı artık CRP’min düzeldiğini ve bu akşam son kez ilaç alıp taburcu edileceğimi söyledi. Ben ağrımın devam ettiğini söyleyince tamam o zaman ultrason yaptır görelim gibi bir havaya girdiler. Yaptırdığımda ultrason raporunda epididimitin devam ettiğini görünce bana bir kutu cipro yazıp normalde akşam ilaçları aldıktan sonra taburcu edecekken aniden hastaneden çıkardılar. Buradan gören varsa şansını Trabzon Medicalpark Karadeniz hastanesinde denememesini öneririm. Bundan sonraki birkaç günü hastanelerde acillerde ağrı kesici vurularak geçirdim.
Temmuzun 20’lerine gelmiştin ve testislerdeki ağrı geçmeyince yine tıp fakültesinin yolunu tuttum üroloji ve enfeksiyon doktorlarına gözüktüm. Gözüktüğüm kişiler anabilim dalı başkanı profesörler falan. Bir şey bulamadılar ve kortizonlu iğne ve ağrı kesici yazıp yolladılar. Bu durumun böyle gitmeyeceğini anlayınca 22 Temmuz günü Ankara’ya giderek bir devlet hastanesinde ürolojiye gittim. Enfeksiyona yönlendirdi. Enfeksiyon bölümü de CYBH testleri, ultrason ve kan testleri yaptırdı. Bir sürü saçma olaylar yaşandı buraları atlıyorum. Ultrasonda epididimit dendi. Diğer testlerin hepsi temizdi. Bir şey diyemediler. Yani buradan da bir sonuç alamadım.
29 Temmuz günü hastaneden sonuç alamayınca internetten Prof. Dr. Berkan Reşorlu’yu buldum. Ona muayene olmaya gittim. Uzunca durumu anlattıktan sonra kendi odasındaki ultrason cihazının başına gittik ve ilk defa gerçetken ilk defa bir doktor prostatıma baktı. Bana da gösterdi ve bak burada iltihap ya da enflamasyon (tam ne dediğini birebir hatırlamıyorum ikisinden biri) var dedi. Şok olmuştum. Aylardır bu ağrıyı çekiyorum ama buraya bakmak onlarca doktorun aklına gelmemişti. Şaka gibiydi ama en azından bir şey bulduk diye sevindim. Doktorla tedavi sürecini konuştuk. Hastanede yaptığım testleri tam olarak kabul etmedi gibi anladım yüz ifadesinden. Bana 3 haftalık bir antibiyotik tedavisi verdi. İstemedim ama böyle başlayalım sonra güncelleriz dedi. 3 kutu Avelox 1 kutu Tetradox 1 kutu da Flagyl verdi. Önce Avelox ve Tetradox kullandım 1 hafta. Tetradox bitince Avelox ve Flagyl ikilisiyle devam ettim. Ağrılar tabii ki geçmedi. Doktora mesaj attım doktor beyin tatile gideceğini 1 hafta olmadığını öğrendim. Şaka gibi bütün şanssızlıklar beni buluyordu.
7 Ağustos günü Trabzon’da başka bir özel hastanede doktora gittim ağrım artınca. Durumu açıkladım. O da ultrasonu odasındaki cihazla yaptı ve prostatta devam eden bir durum olduğunu belirtti. İlaçlarıma ek 1 adet kortizonlu diprospan iğne ve barca sr enflamasyon giderici ve ağrı kesici verdi. İlaçlar bitince konuşalım dedi kısacası. Bütün doktorlara ilaçların etki etmediğini anlatmaya çalıştım ama başaramadım. El mahkum sonraki haftayı beklemeye koyuldum ağrılarımla beraber. Gerçekten uzunca yazdım ama özet haliyle durum bu.
Tanımın doğruluğu, bunun nasıl geçeceği ya da geçecek mi sorularını kendime sorup duruyorum ve işin içinden çıkamıyorum artık. Umudumu yavaş yavaş kaybetmeye başlıyorum. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim?

